HOŞGELDİNİZ
8/10/2009
>> EN FAZLA İÇİMDE OLURSUN ...

Cesedini sürüklerim Gittiğim her yere
Kızıl sonbaharım
Hangi aşk kendi fırtınasına dayanabildi
Ellerimde çoğul bir gölge kuşu
Adının arkasına basmadan Yürüdüm
Alnımda birikti çizikler
Adımdan çıkardım aklımı
Aklımsız kaldım
Neylersin
İnsanız
Ne yapsak eksiğiz işte
Ölüme ayarlı saatiz
En fazla içimde ölürsün
Sorarım
Şiir papirüslerinin hangi köşesine karaladın beni?
Hangi hare'mden yakaladın da
Kızıl sonbaharım
Hangi aşk kendi fırtınasına dayanabildi
Ellerimde çoğul bir gölge kuşu
Adının arkasına basmadan Yürüdüm
Alnımda birikti çizikler
Adımdan çıkardım aklımı
Aklımsız kaldım
Neylersin
İnsanız
Ne yapsak eksiğiz işte
Ölüme ayarlı saatiz
En fazla içimde ölürsün
Sorarım
Şiir papirüslerinin hangi köşesine karaladın beni?
Hangi hare'mden yakaladın da
çiğnemeden yuttun gözlerimi?
Kekeme repliklerin Ezber bozduran kuşu
Hangi rüzgarlara sattın da saçlarını!
Devrik cümlelerimin öznesi oldun?
Içindeki kötü senaryoların Kahramanı olmak istemezdim
Dağıldı bak derlenip toplanmış dağılmalarım
En fazla içimde ölürsün
Nasilsa yokluk rehin bırakılıyor kalana
Kalan Gidene denk neyi varsa susuyor.
Ve susmak inceltiyor her yarayı
Ve susmak bakmak oluyor
Gitmediğin her yere
Kim tutuklanmış Yalnızlıktan
Gizin içine GİZLENEN kim
Söyle beni nerene sakladın
Ki şimdi bu kadar sokaktayım
En fazla içimde ölürsün
Karla karışık yağarsın yara Bereme
Karma karışık Kalirsin Cinnet şeridinde
Kaldırımların kaldıramadığı her neyse işte
Bulamadığın her ne varsa büyük yıkımların izinde
Sana borcum olsun
Hiç yazılmayacak bir şiirin içinde
En fazla içimde ölürsün
Yanağında yanar avucum
Avucumda imlası bozuk bir şiir kalır
Gözlerinin namlusu döner, yakar kirpiklerimi
Kulağımda bir Tepenin rüzgarı uğuldar
Gırtlağıma kadar aşka batarım
Yeteri yok. Eksiği fazla.
Neyin kaldı eksilenlerden Arta
Içeri doğru kapanan bir kapıydın
Saçlarından geçtim önce
Ve kendimden öylece
Neyim yoksa var bildim
Eğildim
Eksildim
Eridim
Bir seni bitirmedim
Hangi rüzgarlara sattın da saçlarını
Uğultusuna tutunamadın
Ömürden nefes çalarak ne kadar yaşarsa insan
Öyle yaşadım gözlerini
Tenimde itis kakış
Cebimde depremlerin
ESRARLI gece ayinleri
Volkanik şiirler
Usul usul giymedim mi sözlerini
Yalnızlığın tiradını kapamadım mı her sefer
Sensizlik seni anlattı en çok
Vazgeçmeler vazgeçmekten vazgeçti
Söyle saçlarında oldugum
Bir geri gidiş kaç günde gelirdi?
En fazla içimde ölürsün
Cesedini sürüklerim Gittiğim her yere
Tenimin yırtıldığı yerden mi girdin içeri
Açar gibi yaparak açık bir kapıyı
Beni ikiye böldün
Hadi içimi kendine aldın da
Beni nerde bıraktın
Hangisini seçerdin benim için
Ve hangisinden vazgeçerdin kendin için
Ben yarama çoktan sen bastım
YASIM kadar Gencim
Adın çabuk diye geçti
Ardında aç köpekleri bırakarak
Ezberimden geçtim.
Hızla biten aşk şarkılarından geçtim
Senden bir şey eksiltmeden sana çok şey bırakmaktı aşk
Bildim
Biz dalkavuk bir aydınlığın yerine
Onurlu bir karanlığı seçtik
Ve bir öyküden ağlarcasına gectik
Cesurduk çünkü
Kendimizi kendi düşlerimizden kovacak kadar
Ömrüne yüz çevirmiş iki masalcıyız
Gerisi hiçlik
Gerisi yokluk
Sensizliğin anlattığı ne vardı senden başka
Bir hayatın tüm yanılgılarını
Saçlarında çözdüm
Şimdi beni hangi yanımdan susacaksın
Sessizlikte bir dildir
Çoğul susulur
Pusulur
Şimdi beni hangi yanımdan kusacaksın
Yikik şehrimin izbesi
En fazla içimde ölürsün
En çok
Gözlerime gömülürsün.
Gözlerimi kaparım
Vasiyetimi yazarım
Kekeme repliklerin Ezber bozduran kuşu
Hangi rüzgarlara sattın da saçlarını!
Devrik cümlelerimin öznesi oldun?
Içindeki kötü senaryoların Kahramanı olmak istemezdim
Dağıldı bak derlenip toplanmış dağılmalarım
En fazla içimde ölürsün
Nasilsa yokluk rehin bırakılıyor kalana
Kalan Gidene denk neyi varsa susuyor.
Ve susmak inceltiyor her yarayı
Ve susmak bakmak oluyor
Gitmediğin her yere
Kim tutuklanmış Yalnızlıktan
Gizin içine GİZLENEN kim
Söyle beni nerene sakladın
Ki şimdi bu kadar sokaktayım
En fazla içimde ölürsün
Karla karışık yağarsın yara Bereme
Karma karışık Kalirsin Cinnet şeridinde
Kaldırımların kaldıramadığı her neyse işte
Bulamadığın her ne varsa büyük yıkımların izinde
Sana borcum olsun
Hiç yazılmayacak bir şiirin içinde
En fazla içimde ölürsün
Yanağında yanar avucum
Avucumda imlası bozuk bir şiir kalır
Gözlerinin namlusu döner, yakar kirpiklerimi
Kulağımda bir Tepenin rüzgarı uğuldar
Gırtlağıma kadar aşka batarım
Yeteri yok. Eksiği fazla.
Neyin kaldı eksilenlerden Arta
Içeri doğru kapanan bir kapıydın
Saçlarından geçtim önce
Ve kendimden öylece
Neyim yoksa var bildim
Eğildim
Eksildim
Eridim
Bir seni bitirmedim
Hangi rüzgarlara sattın da saçlarını
Uğultusuna tutunamadın
Ömürden nefes çalarak ne kadar yaşarsa insan
Öyle yaşadım gözlerini
Tenimde itis kakış
Cebimde depremlerin
ESRARLI gece ayinleri
Volkanik şiirler
Usul usul giymedim mi sözlerini
Yalnızlığın tiradını kapamadım mı her sefer
Sensizlik seni anlattı en çok
Vazgeçmeler vazgeçmekten vazgeçti
Söyle saçlarında oldugum
Bir geri gidiş kaç günde gelirdi?
En fazla içimde ölürsün
Cesedini sürüklerim Gittiğim her yere
Tenimin yırtıldığı yerden mi girdin içeri
Açar gibi yaparak açık bir kapıyı
Beni ikiye böldün
Hadi içimi kendine aldın da
Beni nerde bıraktın
Hangisini seçerdin benim için
Ve hangisinden vazgeçerdin kendin için
Ben yarama çoktan sen bastım
YASIM kadar Gencim
Adın çabuk diye geçti
Ardında aç köpekleri bırakarak
Ezberimden geçtim.
Hızla biten aşk şarkılarından geçtim
Senden bir şey eksiltmeden sana çok şey bırakmaktı aşk
Bildim
Biz dalkavuk bir aydınlığın yerine
Onurlu bir karanlığı seçtik
Ve bir öyküden ağlarcasına gectik
Cesurduk çünkü
Kendimizi kendi düşlerimizden kovacak kadar
Ömrüne yüz çevirmiş iki masalcıyız
Gerisi hiçlik
Gerisi yokluk
Sensizliğin anlattığı ne vardı senden başka
Bir hayatın tüm yanılgılarını
Saçlarında çözdüm
Şimdi beni hangi yanımdan susacaksın
Sessizlikte bir dildir
Çoğul susulur
Pusulur
Şimdi beni hangi yanımdan kusacaksın
Yikik şehrimin izbesi
En fazla içimde ölürsün
En çok
Gözlerime gömülürsün.
Gözlerimi kaparım
Vasiyetimi yazarım
KAHRAMAN TAZEOGLU
26/12/2008
>> ''SENİ SEVİYORUM'' deme artık...

Olurda bir gün biterse bana olan
askın, olurda gitmek istersen..
Ve ben ısrarla "Neden" diye sorarsam
sakın bana
"Seni sevmiyorum artık" deme.
Dürüst olma istemiyorum bahaneler
bul yalanlar uydur.
Beni suçla mesela deki "Her seyin
sorumlusu sensin…"
Yemin ederim itiraz etmem sana.
Her seyi çekerim sineye her seyi
kabullenirin.
Sadece beni sevmedigini duymaya
dayanamam ben.
Bunu söyleyecegine öldür daha iyi
emin ol canım daha fazla yanmaz…
Gitmek istersen sakın "Bir baskası
var" deme bana.
Varsa öyle biri sakla kendine ben
bilmek istemiyorum.
Bir baska elin sana dokundugunu bir
baska kolun seni sardıgını...
Bir baska dudagın seni öptügünü
düsünmek delirtiyor beni.
Bir baskası var dedigin an korkarım
tepkimden....
Korkarım yapacaklarımdan.
Bu yüzden mesela deki iliskimiz
yoruldu dinlendirelim…
Bu en basit bu en kanılmayacak
bahaneye bile kanmaya hazırım
ben.
Gitmeyi kafana koyduysan eger
Ve... Artık hiçbir sekilde
heyecanlandıramıyorsam seni haber
vermeden git...
Bir sey söylemek zorunda degilim.
Bırak merak edeyim bırak yollara
düsüp seni arayayım.
Bulamayınca kadehlere sarılayım
aglayayım.
Ama yeterki duymayayım,
Artık beni gördügünde ellerinin
terlemedigini, dizlerinin titremedigini.
Gerçek her zaman en iyisi degildir....
Ve ben her gerçegi kaldıracak kadar
güçlü degilim.
Bakma öyle göründügüme konu sen
olunca en zayıf en aciz halime
bürünüyorum.
Seni kaybetmekten deli gibi
korkuyorum.
Bıktıysan benden ve topladıysan
esyalarını ben görmeden git.
Gizlice ve sessizce… Gidisin bir yıkım
yaratmasın bende.
Tanık olmayayım, geldigimde
göreyim gitmis oldugunu.
Gözümün içine baka baka " Hosça
kal "demeni istemiyorum.
Yüz yüze bir veda bana göre degil.
Kaç istersen bir hırsız gibi.
Uzun bir tatilde bir daha geri dönme.
Bir not bile bırakma senden sonra onu
okumak bile agır gelir bana.
Gitmek istiyorsan eger sakın agırdan
alma hemen git.
Beni oyalayıp biraz daha alıstırma
kendine.
Kesin olsun gidisin dönüslerden
arınmıs olsun.
Bana senden geriye hiçbirsey
kalmasın.
Hiç yasanmamıssın hiç benim
olmamıssın gibi…
Anılarla basederim ben merak
etme...
Ama; Sen gideceksen hazırla
bahanelerini, beni gerçeklerle
yüzlestirme.
alıntı
14/12/2008
>> Özlemin Dökülüyor Yüreğime...

Yüreğim ıslaktır benim,kuytularda ağlamaktan.
Ve hafif uçuktur rengi,
kurusun diye kaç kez güneşe asmaktan...

Kaç sitem ,
kaç boşvermişlik indiriyorum yüreğime .
Öyle çok şey konuşacaktım ki ...!
Anla o kadar sustum işte ...
ALINTIDIR
<- :: Sonraki Sayfa ->