HOŞGELDİNİZ
21/5/2009
>> Sedef hastalığı

Bir deri hastalığıdır. Çok uzun zamandan beri bilinmesine rağmen neden meydana geldiği kesin olarak anlaşılamamıştır.
Sedef hastalığı genellikle olgun yaşlarda görülür. Bir ailede birden fazla kişide olabildiği için soya çeken bir hastalık olduğu kabul edilmektedir. Bu hastalık özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında çoğalır. Gebelik hallerinde bazen arttığı bazen de azaldığı görülür.
Belirtileri
Hastalık, deride topluiğne başı büyüklüğünde kırmızı renkte hafif kabartılar görülür. Bu kabartılar büyüyerek enleri birkaç santimetreyi bulan lekeler haline gelir. Bu lekelerin üzerinde kolayca kal-kabilen ve renkleri sedef renginde olan ince zarlar vardır. Bu zarlar hafif bir dokunmayla ya da sürtünmeyle dökülürler. Bu döküntüler, kazınmış bir mum döküntüsünü andırır. Bu sedef görünümlü zarların altında ince, nemli bir zar tabakası daha vardır. Bu zar kazındığında altından ince kanama noktaları çıkar. Bu durum sedef hastalığın başta gelen belirtilerindendir. Bu lekeler büyüyerek bazen bütün vücudu kaplayabilir.
sedef hastalığının başlama ve yerleşme yerleri genellikle vücudun oynak yerleridir. Bu bakımdan daha çok dizlerde ve dirseklerde görülür. Başın derisinde olan ve saçlara zarar vermeyen sedef hastalığı burada çok miktarda kepeğe yol açar. Sedef hastalığı tırnaklara da yerleşerek küçük çukurlar meydana getirir. Erkeklerde cinsiyet organının uç kısmına oturursa burada frengi ile karıştırılır.
Sedef hastalığı vücudun oynak yerlerine yerleştiğinde buralarda romatizmayı andıran ağrılar ve hatta şekil bozuklukları yapabilir. Hastalığın meydana getirdiği şekil bozukluklarının, görünüş bakımından başka hiç bir yan etkisi yoktur.
Tedavi
sedef hastalığının kesin bir tedavisi henüz bulunamamıştır. Genellikle yapılan bütün tedavi şekilleri faydasız kalmaktadır. Hastalık bazen geçer gibi okursa da birden yeniden ortaya çıkar. En iyi tedavi sedef hastalığının bulunduğu bölgeye yapılan tedavidir. Bu tedavi de uzun süre devam ettirilmek şartı ile alkali banyolarla başlar. Bunun için yeşil sabun ya da arapsabunu ile karbonatlı su yapılır, bu su adi sabunla kullanılır. Cheysarobin adı verilen madde ile yapılan pomatlar, % 60lık alkol eriyikleri, morötesi, güneş ışınları da faydalı sonuçlar vermektedir.
Hasta, yağsız, ekşisiz, karaciğeri yormayacak yiyecekler yemelidir. Hormonların ve vitaminlerin tedavide yardımcı rolleri büyüktür.
7/1/2009
>> bademcik ve geniz eti
Bademcik (Tonsil) ve geniz eti (Adenoid) olarak isimlendirilen dokular lenfoid hücrelerden oluşmuştur. Lenfosit yapımında rolü vardır. Yeni doğanda anneden geçen immünglobulinler nedeniyle küçüktürler. 4-5 yaşlarda daha sık olmak üzere enfeksiyonlara bağlı olarak büyürler. İleri yaşlarda küçülme eğilimi gösterirler. Geniz etinin büyük olması burundan solunuma engel oluşturur. Ayrıca kulak ve sinüslerin boşalımını bozarak değişik boyutta problemlere yol açarlar. Bu çocuklarda işitme kayıpları, horlama, ağızdan soluma, gece öksürükleri, burun akıntıları gözlenmektedir. Kronik geniz eti iltihapları veya büyümeleri ortodontik bozukluklar, yüz gelişiminde bozukluklar ve konuşma bozukluğuna yol açabilmektedir.
Bademcik ve geniz eti büyümeleri üst solunum yolunu daraltacak boyuta ulaştığında horlama ve apne dediğimiz uykuda nefessiz kalma gibi ciddi sorunlar başlatır. Bu durumlarda bir KBB uzmanı ile görüşülmesinde yarar vardır.
Romatizmal ateş olarak bilinen hastalık A grubu beta hemolitik streptokoklara karşı oluşturulan antikorların yol açtığı bir komplikasyondur. Kalp kapakçıklarında bozukluklara yol açabilmektedir.
BADEMCİKLER VE GENİZ ETİ HANGİ DURUMLARDA ALINMALIDIR?
Bademcik ve geniz eti ameliyatları KBB kliniklerinde sık uygulanmaktadır. İlaç tedavisinden fayda görülmediğinde cerrahi olarak bunların çıkartılmasına baş vurulmaktadır. Bu ameliyata karar vermek için kullanılan iki kriter vardır.
Kesin ve göreceli olarak ameliyatın gerekliliği belirlenir.
Kesin ameliyatı gerektiren durumlar:
Üst solunum yolunun bademcik ve geniz eti büyüklüğüne bağlı olarak tıkanması
Bademcik etrafında abse (Peritonsiller abse)
Kötü huylu tümör şüphesi
Çene yapısını bozan geniz eti ve bademcik büyümeleri.
Göreceli kriterlerin en başında sık tekrar eden bademcik enfeksiyonları gelmektedir. Bademcik ameliyatlarının %40'ı bu nedenle yapılmaktadır.
Son bir yılda 7 defa veya son iki yılda yıl başına 5 'şer defa veya son üç yılda yıl başına 3 'er defa yada daha sık ateşli bademcik iltihaplanması geçirilmesi
Difteri (Kuş palazı) mikrobu taşıyıcıları
Kalp kapak bozukluğu olan kişiler.
Bademcik ve geniz eti iltihaplanmasına bağlı olarak sık orta kulak iltihabı geçirilmesi.
Bu gibi durumlarda kronik bademcik iltihaplanması olarak adlandırılır. Çözümünde cerrahi tedavisi önerilir, planlanır.
BU AMELİYATLAR HANGİ YAŞTA YAPILIR?
Bademcik hastalıkları çocuk yaş grubu sorunu olarak bilinmekle birlikte erişkin işinde aynı kurallar geçerlidir. Ameliyata engel oluşturacak herhangi bir ciddi sağlık problemi olmayan erişkinlerde de bademcik ameliyat uygulanmaktadır. Alt yaş sınırı zorunlu haller dışında 4-5 yaş olarak belirlenmiştir. Üst yaş sınırını belirlemek mümkün değildir. Genel olarak ileri yaşlarda bu hastalığın görülme oranı düşüktür ve çoğu zaman basit çözümler tercih edilmektedir.
BADEMCİK AMELİYATI RİSKLİ MİDİR?
Bademcik ameliyatları riski oldukça düşük orandadır. İstatistiklerde 14.000 ameliyattan birinde anesteziye veya cerrahiye bağlı ciddi komplikasyon bildirilmektedir. Ameliyat sonrası ciddi kanama oranı 5/1000 gibi düşük orandadır. Bademcik ameliyatından sonra vücudun savunma sistemi ile ilgili bir çok bilimsel çalışma yapılmış ancak net bir sonuç elde edilmemiştir. Bademcikleri alınmış insanlarda lenfositlerin bazı tiplerinin sayısında azalma gösterilmiştir. Ancak bunun klinik olarak sorun doğurduğuna rastlanılmamıştır. Bademcik ameliyatından sonra daha kolay farenjit olunduğu yolunda bir inanış vardır. Bademciği alınmış yada alınmamış insanlarda farenjit görülme oranı aynı sıklıktadır. Bademciklerin alınması farenjit olma oranını artırmamaktadır
26/12/2008
>> Cinsel performansı artıran sebze

Karnabaharın faydaları saymakla bitmiyor...
İçinde barındırdığı fosfat, potasyım, demir, E vitamini, protein, A, C, B1 ve B2 vitaminleri ile kalsiyum bayanları göğüs kanserine karşı koruyor. Ayrıca içinde bulunan indol-3 ile sinirleri güçlendiriyor ve beyin fonksiyonlarını destekliyor. Üstüne üstlük cinsel preformansı da arttırıyor.
Uzmanlar karnabaharı buharda pişirerek yemenizi öneriyor. Uzmanlara göre bu sebze kilo kontrolüne de yardımcı oluyor
<- :: Sonraki Sayfa ->