HOŞGELDİNİZ
22/4/2009
>> Sen yoksun..Gittin.. Uzaklardasın..
Bırakıp gideli beni yalnız,
hayli zaman oldu.
Beklemenin beni sana yaklaştıracağını bilsem zor olmazdı elbet beklemek.
Kim ister ki hep bekleyen olmak.
Ayrılık acısı hiç sönmeyecek bir ateş gibi yüreğimi dağlıyor.
Beni her gün bir öldürüyor,
bir diriltiyor.
Sen yokken seni düşünmek;
bir gün apansız çıkıp geleceğinin ümidi de hafifletmeye yetmiyor,
ayrılık acısının açtığı,
sensizlik yarasını.
Bu yara,
geçen her saniye daha da büyüyor.
Mumun alevi sönüyor,
çocukların neşesi kayboluyormuşçasına eriyip gidiyorum zamanın demir dişlileri arasında.
Sen gitmişsin…
Tıpkı sana ait bütün güzelliklerin beni terk ettiği gibi.
Sana kavuşma ümidiyle ölümün gelip beni bulmasını bekliyorum.
Bir ben kalmışım sanki koca dünyada.
Yapayalnızım,
kimsesiz bir sokak ortasında.
Okyanusta yaşamaya mahkum yalnız bir balık,
yahut oyuncağı elinden alınmış,
dünyası yıkılmış küçük bir çocuk.
Ağlamak getirir mi seni bana ki ağlayayım.
Sesimi duyurmak çaresi var mıdır sana?
Böyle bırakıp gitmek yakışmazdı sana.
Sen şimdi uzaklardasın…
Bir daha güler mi talih bana.
Kim bilir ne zaman kavuşmak sana.
Nedeni bilinmez gidişin uzaklara.
Sevda yükü ne ağır,
keşke hiç taşıtmasaydı Rabbim bunu bana.
Seninle olmak hayal bir daha.
Gülen gözlerin hayal meyal karşımda.
Ellerim üşüyor şimdi oysa.
Sen gittiğinden beri uzaklara.
ALINTIDIR
16/1/2009
>> Anlayamadın...
Sen kendi dünyanın renkli rüyalarında yaşıyorken uçarı sevdalarda,
Düşlerle gerçeklerin ayrı dünyaların mahsulü olduğunu yaşattın bana...
Evet ayrıldık..acı bir tecrübe olsa da benim için;
Sanma ki bu yara ömür boyu kanayacak.
Sanma ki bu yürek sana teslim olacak
Sanma ki acıların koynunda tükenip bitecek…
Bir sabah uyandığımda kalbimin ağrımadığı gün,senin kahrolduğun gün olacak.
Ben seni üç ayda sevdim,bir gecede de bitirdim seni..
Hatırlarmısın? bir gece yarısı beni arayıp;
“sensiz olmanın düşüncesi girdi aklıma uyuyamadım.Ne olur böyle bir şeyin olmayacağını söyle bana” dediğin gece kalbimi alıp götürmüştün benden.
Sensiz olmayacaktım,sen dışında kimsede olmayacaktı artık dünyamda.
“Senden başka kimse istemiyorum dünyamda.Benim hayatım senin olduğun yerde”
deyişlerini anımsıyorum…
Şimdi ise yorgun yüreğim aşka burun kıvırmanla,
hiçbirşey olmamışcasına davaranışlarınla usta işkencelerde..
ama yenilmeyeceğim,boynumu eğmeyeceğim çekip gidişine..
Beynime sıktığım kurşunla bitirdim seni bitap düşmüş yüreğimde…
Sen bu gönülde doğan en büyük güneştin anlayamadın,
Ama bu gönülde batan en küçük sen sandal da yine sen oldun bunuda çok iyi anladın…
AlInTı...
30/10/2008
>> Anılar Öptü Dudaklarımı
sesi soluğu kesilmiş bir aşkın ortasından yürüyoruz
acılarımızı saramayacak kadar uzağız artık

kirpiklerimizde beslenen düşler,
yeni doğacak sevgililere miras
düşünüyorum da,
belki biz sevgiyi değil, hep ayrılığı büyüttük seninle
çıplak bedenlerimizden akan özlemler yanılttı bizi
yağmur yağarken anımsadığın ben değil,
yalnızlığındı belki de
ve ben yalnızlığını bile özledim desem,
beni duyamayacak kadar sessizsin artık

nakaratındayım anıların
beni bu gece dehlizlere sürükleyen Timur Selçuk,
babasının şarkılarını söylüyor
öyle hüzünlü, öyle hasret, öyle tutkulu
ben de senin şarkılarını söylüyorum
is gibi, sus gibi, öyle vurgulu
kaçırıp getireyim kendimi yanına bir an için desem,
sana sarılamayacak kadar yorgunum artık

dağınıklığını toparlarken odamın,
elimde kaldı bir kitabın içinden düşen resmin
göz göze geldik bir an,
gözlerinde 'seni seviyorum' bakışın
kara çalılar ardına saklanan sinsi bir isyan kaşıdı yüreğimi
resimlerde kalacak kadar yabancı değildik o zaman
her şeyden önce dostumdun,
ıslak hüznümü bile varlığınla gülümsetebildiğim
şimdi gözlerinde yeniden kulaç atmak istiyorum desem,
mavilerinde yüzemeyecek kadar bitkinim artık

nerede yanlış yaptığımı itiraf etmedi aşk
ilam kağıtları birikmiş bir sevda duluyum
şarkıların sakiliğini tek başıma yapıyorum,
rakı makamına göre kadehe doluyor
bilirsin işte, artık sevmek istemeyen kadınlık halleri
an geliyor,
kalbim kanatlanıp göğüs kafesine girmek istiyor desem,
semalarında süzülemeyecek kadar yaralıyım artık

ağdalı sevdim seni ama yapışkan değil
sevmek çekip gitmekti gerektiğinde, bunu bildim
sadece şiirlerimde konuşabildim, bağıra..çağıra
kızdın ve kırıldın sitemlerimin tavşan dudaklarına belki ama
sevdim seni, ayazda..boranda
ah o sadekâr ellerin bedenime yeniden dokunsa desem,
ellerini bedenimde tutamayacak kadar titriyorum artık

bir kedi gözlerimin içine baktı
ruhumdan bir deniz geçti, dalgaları göğsüme çarpttı
antika bir fincanda iç çekişlerim kaldı
gül kurusu perdeler, mutluluğuma kapandı
anılar dudaklarımı öptü, dudaklarım sızladı
çok zaman sonra sen de öp beni desem,
öpüşlerimiz bizi yakacak kadar sıcak değil artık
ve sen, her şeye rağmen gelip, 'seni seviyorum' desen,
bu iki kelimeden ölesiye korkuyorum artık...
ALINTIDIR
<- :: Sonraki Sayfa ->